BlogPandemi Sonrasında Değişen Alışkanlıklar

Aralık 2, 20200

Cocooning 1981’de gelecek bilimci Faith Popcorn tarafından ortaya atılan bir davranış şekli. İngilizce ‘’ cocoon’’ yani ‘’koza oluşturmak’’ anlamından türeyen, zamanla ‘’dış dünyanın sert, öngörülemeyen gerçeklerinden kendini koruma ihtiyacı’’ anlamına evrilen bir kelime. Cocooning, davranış şekline verilen isim olarak görülse de aslında yaşama alanlarımızdaki bazı değişimleri de bir o kadar iyi açıklamıştı.

80’ler döneminde teknoloji gelişirken, sosyalleşme kavramı yavaş yavaş değişmeye başlıyordu. Sinemalarda izlenen filmler eve taşınmaya, cafelerde içilen çaylar evde içilmeye başlamıştı. İnsanları dışarıya çıkartan eylemler artık ev içinde halledilebiliyordu, ev artık kişinin koza mekanıydı..

90’lar döneminde internetin evlere girmesiyle ev sosyalleşmenin merkezi oldu, dışarısı artık güvenli olmaktan çıkmış, insanlara  güvensizlik vermeye başlamıştı. Toplumsal değişimler beraberinde mekansal değişimleri de getirmiş, yaşama alanları artık farklılaşmıştı. Ev içi aktivitelere daha çok alan ayrılmaya başlanmış, mutfak kavramı artık sadece yemek pişirme alanı değil evin en önemli bileşeni haline gelmişti. Mutfaklar evlerin en kenarlarına atılmış soğuk mekanlar olmaktan çıkmış oturma alanlarıyla birleştirilmeye başlanmıştı, mutfak artık evin yeni sosyal merkezi olmuştu.

Şu an yaşadığımız pandemi döneminin toplumu derinden etkileyen ve insanları ev yaşamına iten bir olay olduğunu düşünürsek, 1981’de söylenen ”koza yaşamı” teorisi 80’lerden başlayarak gelişimini tamamladı diyebilir miyiz? Pandemi ile beraber güvensiz olan ”dışarı” kavramı artık sağlık tehditleri saçarken, ev hepimiz için betondan kalkanlar olmaya başladı. Daha fazla eylemi eve sığdırmaya başladık, iş yaşamı eve sığmaya başladı, hobiler daha fazla önemsendi, fast food yemeklerden ziyade yemekler evde yenmeye başlandı, yeni bir sterilizasyon algısı ortaya çıktı. Buna bağlı olarak kendi kozamızda nasıl dönüşümler yaşanacak dersiniz? Daha güvenli hissetmek için nelere ihtiyacımız var?

  Çalışma Alanları : İşin eve taşınmasıyla beraber yeni çalışma mekan ihtiyaçları doğdu, çalışma alanları artık lüksden ziyade zorunluluk niteliğinde.. Belki de her aile bireyine uygun özel çalışma alanları var olacak. Belki de daireler simgesel olarak  ” 3+1” tanımı yerine  ”3+1+3” ( 3oda 1 salon 3 çalışma mekanı) kullanıcılara anlatılacak.

   Ses Yalıtımı : Dışarıyla olan ilişkilerimiz ve sosyalliğimiz teknolojik aletlerden ibaret! Tüm eylemler online ortamda karşılıklı görüşme şeklinde olduğuna göre her oda ayrı bir dünyaya açılıyor. Odalar arası ses geçisi ise en rahatsız edici fiziksel etmen niteliğinde. Bu yüzden yeni ses/gürültü kontrolü önem kazanacak.

   Mahremiyet : Rohe’nin Barselona Pavyonu ile başlayan ve gittikçe önem kazanan esnek tasarım artık pek de mümkün olmayacak gibi gözüküyor. Bireyselliğin hakim olduğu çağımızda ev kullanıcıları birbirlerini rahatsız etmeden kendi güvenli alanlarında kalmak istiyor.

   Mutfak : Temizliğin öneminin arttığı bu dönemde dışarıdan içeriye alınan materyallerin dezenfekte olması için yeni alanlar yaratılacak.

 Giriş Alanları : Belki de evi tamamen temiz alan olarak ayırıp kirli olan dışarıyla kalın bir çizgi çektiğimiz yeri geçiş alanı olarak ayıracağız, dışarıyla ilişkili kıyafetlerimizi orada sterilize edip temiz alana öyle giriş yapacağız.

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. (*) Gerekli alanları doldurunuz.

© 2021 – İKS Design | Proje ve Tasarım Ofisi – Tüm Hakları Saklıdır.

Open chat